02 Aralık 2009 Çarşamba

KRUP


Sonbahar'ın bitişi ve Kış'ın başlaması ile Krup mevsimi de başladı! Geçen yıl bizim evde de yaşandığı için ne kadar ürkütücü olduğunu biliyorum. Ne yazık ki başımıza gelmeden çok da duyduğumuz, bildiğimiz bir hastalık değil.
Bilgi korkunun ve her türlü derdin ilk ilacı olduğuna göre Krup konusunda bilgimizi arttırmakta fayda olduğunu düşünerek paylaşıyorum:
  • Krup'a çoğunlukla virüsler sebep olur.
  • Krup (laringotrakeobronşit ) 3 ay -5 yaş arası çocuklarda sık görülür.
  • Krup larinks yani nefes borusunun bir cins iltihabıdır.
  • Yetişkin ve büyük çocuklarda ses kısılması, gıcık ve öksürüğe sebep olan virüsler küçük çocuklarda nefes borusunun daha dar olması nedeniyle ödem ve daralmaya sebep olurlar.
  • Belirtileri çok ani başlar. Genelde gece yatarken hiçbir belirti göstermeyen çocuklar, gece yarısı havlar gibi çıkan kaba bir öksürükle uyanır ve solunum güçlüğü çekerler.
  • Hafif ateş ve burun akıntısı olabilir.
  • Gündüz rahat olan hasta çocuklar iyileşene kadar geceleri aynı sıkıntıyı yaşayabilirler.
  • Ağlamak solunum güçlüğünü arttıracağı için ebeveynin sakin olması ve çocuğu yatıştırması önemlidir.
  • Larinksdeki ödemin sebep olduğu hava ve oksijen açlığı, oksijen ihtiyancını sakin nefeslerle azaltarak önleyebiliriz.
  • İlk anda, serin gecelerde pencereyi açıp dışarının havasını solumasını sağlamak, ya da buzluğun kapağını açıp önünde durup soğuk buharı solumasını sağlamak, buhar makinasından faydalanmak yararlı olabilir.
  • Nemli hava larinksteki ödemin azalmasını sağlar.
  • Serin hava ve soğuk buharın etkili olmadığı durumlarda çocuk derhal acil servise götürülmelidir.
  • Krup teşhisini muhakkak bir doktor koymalıdır ve kesinlikle tıbbi tedavi uygulanmalıdır.
  • Yatarken başını yükseltilmek çocuğunuzun Krup sırasında nefes almasını kolaylaştırmaya yarayabilir.
  • Diğer viral hastalıklarda olduğu gibi bol bol sıvı almak tedaviyi hızlandırır.
  • Krup tekrarlayabilen bir hastalıktır.
  • Hasta kişilerden uzak durmak, sigara dumanına maruz kalmamak ve sık sık el yıkamak bilinen en önemli korunma yollarıdır.
  • Erken teşhiş ve tedavi önemlidir.
  • Krup'un aşısı yoktur ancak grip virüsü Krup'un etkenlerinden biri olduğu için Grip aşısı bir dereceye kadar faydalı olur.

26 Kasım 2009 Perşembe

İyi Bayramlar

Çocuklarımızın gelişebilmeleri için gerek duydukları toprağı ve kökleri onlara gelenekler ve adetlerle verebiliriz. Bayramlar da geleneklerimizi yaşatmak için, adetlerimizi tekrarlamak ve öğretmek için bulunmaz birer fırsattır!
Bu bayram tatile de gitseniz, evde de kalsanız lütfen çocuklarınızla olan zamanınızı doya doya yaşayın. Onlarla geleneklerimizi konuşun, sizin ailenin bayram adetlerini, göreneklerini anlatın ve birlikte yaşayın.
Sağlık, keyifli ve güzel bir bayram dilerim.
Sevgilerimle,
Sedef

20 Kasım 2009 Cuma

Harika bir kahraman: BOĞA FERDİNAND


Bazı çocuk kitapları vardır ki... kocaman kocaman, hayatla ilgili düşünülmesi gereken, en temel konuları, güzel bir çiçek gibi sunar çocuklara. Kat kat, kıvrım kıvrımdır anlamlar, konular ve adı sessizce geçen değerler. Her okunuşta farklı bir yönü açılır çocuğun ve okurun zihninde, hatta ruhunda.
İngilizcesini çocuklarla severek, yıllardır okuduğumuz bir kitap Munro Leaf'in 'The Story of Ferdinand' hikayesi. Bugün acaba Türkçesi var mı diye bakınırken
engin yayıncılıktan çıkmış olduğunu sevinerek gördüm. Hemen bu bilgiyi paylaşmak istedim. Kitabın künyesini burada bulabilirsiniz:


Herhalde barışla ilgili yazılmış en naif hikayelerden birisi... Arenalarda dövüşmek yerine oturup çiçekleri koklamayı tercih eden sonderece kuvvetli bir boğanın hikayesi. Aslında ilk basımı sırasında (1930'ların ortası) epey tartışmaya da sebep olmuş. Detaylı bilgi için buyrun tıklayın: http://en.wikipedia.org/wiki/The_Story_of_Ferdinand

Sözün özü, benim bir cevher olarak gördüğüm bu güzel hikayeyi ne kadar çok çocuk duyarsa o kadar iyi diyorum.... Şiddetin bunca prim gördüğü bir dünyada ilaç gibi geliyor Ferdinand'ın hikayesi...

Güzel okumalar dilerim,

Sedef

12 Kasım 2009 Perşembe

Problem Çözmek ve Bisiklete Binmek


Hepimiz çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durabilen birer yetişkin olarak büyüyüp hayata atılmalarını isteriz. Hiç bir ebeveyn isteyerek ve bilerek 'Hımmm bizim çocuklar da büyüsün ama her karnı acıktığında, hasta olduğunda, patronuyla yaşadığı her çatışmada, eşiyle her tartışmasında koşarak ana-baba evine bize gelsin de, problemlerini biz çözelim...' diye düşünmez.
Problem çözme becerisi tıpkı bisiklete binmek gibidir. Yani yetenek değil pratik ön şartı vardır. İlk bir kaç denemede işi bilen birinden yardım almak öğrenmeyi tabii ki kolaylaştırır. Ama tıpkı bisiklete binmeyi öğrenirken olduğu gibi bu beceriyi kazanırken de çocuğunuzun yerine sizin bisiklete binmeniz ya da onun adına sorunları çözmeniz işe yaramaz.
Nasıl ki çocuğunuza bisiklete binmeyi öğretirken yokuş, dikenli teller ve yoğun trafik gibi tehlike olan yerlerden uzak eminiyetli bir yer seçiyorsak, ebeveyn olarak yine bizim görevimiz problem çözme becerisini ilk seferlerde çocuğumuza bunu basit, neticesinde çok üzülmeyeceği konular ve ortamlarda deneme fırsatı yaratmak olacaktır. ÖRNEK: Arkadaşları ile oyun sırasında yaşadığı sorunları lütfen siz çözmeyin. İki çocuktan biri diğerinin ya da her ikisi birbirinin canını yakmıyorsa yetişkin müdahalesine ihtiyaç yoktur!
Yine çocuğumuz ilk denemelerinde bisikletten düştüğünde nasıl onu yüreklendirip, yaralarını tedavi etmeye yardımcı oluyorsak ama bisiklete kendimiz atlayıp onu yerine bir tur atmıyorsak, bizim görevimiz çocuklarımızın problem çözme konusundaki başarısızlıklarında onlar adına hemen hareket edip problemlerini çözmek değildir.
ÖRNEK: Ödevini evde unuttuğu için öğretmeninden uyarı alacak diye ödevi okula yetiştirmeyin.
Üzüntülerini dinleyin, ağladıklarında yanlarında olun, onları alternatif çözümler üretmeleri için yüreklendirin.
Bisiklete binmeye başladığımızda hepimiz düştük ve canımız yandı. Problemler karşında ilk çözme denemelerinde çocuklarınızda hatalar yapacaklar, duvarlara toslayacaklar, canları yanıp belki de ağlayacaklar ama ne kadar küçük yaşta bu becerileri kazanırlarsa yaraları o kadar ufak olacaktır.

03 Kasım 2009 Salı

YENİ SEMİNER


7 Kasım Cumartesi günü yeni bir Connection Parenting-Çocuklarla Elele Seminerine başlıyoruz. Her seminer ayrı bir yolculuk aslında! Her seminerin sonunda öğrenilenler, değişen hayatlar ve çocukların hayat kalitesini yükseltmenin verdiği iç huzuru...
İşte size bu semineri alanlardan yorumlar:
(Katılmak isteyenler için hala kısıtlı sayıda yerimiz var sedef@cocukluyuzbiz.com)

“Anne ve baba olmanın aslında öğrenilen birşey olduğunun düşüncede bu kadar büyük bir fark yaratacağının görmek çok değiştirdi hayata bakışımı. Çocuklarımızın gelecekteki hayatlarının olumlu olarak ne kadar fazla etkileyebileceğimizi görmek, her adımımı dikkatle atmamızı, farkındalığımızı arttırmamızı gerektiriyor.

Yarattığınız farkındalık için teşekkür ederim”

Nükhet Dilbaz

“Bu seminer, gerek bana verdiği bilgi gerekse de bu bilginin veriliş şekli açısından beni son derece tatmin etti. Çocuk büyütmekle ilgili yaptığım hataları görmekle kalmayıp genel olarak hayatımla ilgili olarak değerlendirmeler ve çıkarımlar yapmama da yardımcı oldu.

Şu anda 7 hafta önce olduğum kişiden farklı olduğumu, daha da güzeli eşimle olan ilişkimde de çok daha iyi bir noktada olduğumu büyük bir mutlulukla söyleyebilirim.

Sevgili öğretmenime sonsuz teşekkürlerimle...”

Özlem Sungur Utku


“Çok faydalı oldu. Sadece ebeveyn olmakla ilgili değil, kendim olmakla ilgili olarak da... Uygulamadaki engel yine kendim olmama rağmen doğru olanı bilip kendimi kontrol etmek ya da yaptığımın etkisini değerlendirmek açısından yöntem sunmasının öok değerli olduğunu düşünüyorum: ‘ yaptığım, yapacağım oğlumla aramdaki bağı nasıl etkliyor, etkileyecek?!’ ”

Ergun Utku


“Eski yöntemlerimizin ne kadar yanlış olduğunu, ne kadar başka gözle baktığımızı ve çocukların ne kadar masum olduklarını, üzüntü ve sevgi kabını öğrendiğime çok sevindim. Çocukların davranışlarının nedenlerini ve bizim ne yapacağımızı bilmek problemlerimizi yarıya indirdi.

Teşekkür ederim.”

Bilge Şahin


“Bu seminerden önce doğru bildiğimizi düşündüğümüz çocuk aile ilişkilerinde yanlışlıklar olduğunu, çocuklarımıza yeterli gelmediğini maalesef fark ettim.

Sevindirici olan ise aldığımız eğitimin şu an ve sonrası için çocuklarımla beni daha yakınlaştırması oldu.

Yürekten Teşekkürler...”

Kamil Şahin

“Çok aydınlatıcı bir seminer oldu. 7 haftaya bölünüp, her hafta uygulama şansımızın olması çok önemliydi. Sadece çocuklarla değil, tüm insan ilişkilerimiz açısından çok faydalıydı. Herşey için teşekkürler.”

İdil Ayvalıklı


“Sedef’in bilgisi ve anlatımı çok net ve sadeydi. İçerik çok faydalıydı. Doğru bildiğim bir çok yanlış ile karşılaştım ve öğrendim. Benim için çok faydalı oldu. Herkese önerebileceğim bir seminer. Sedef’le tanışmış olmaktan sonderece memnunum.”

Aylin Güvenal Doğu


“Bu seminerle birlikte kalbimde yeni kapılar açıldığını düşünüyorum. Bildiğimi sandığım ama ifade edemediğimpek çok şeyin flu görüntüden kurtulup netleştiğini gördüm. Ayrıca gündelik hayata dair öğretilen pek çok şeyin ‘sihirli değnek’ işlevi gördüğünü yaşayarak deneyimledim.”

Filiz Durak


“Çocuklarımıza basıl hayata dair temel bilgileri verip, mücadele etmeyi onlara bırakıyorsak (Kaynak: Connection Parenting) bence bu ders de bana ebeveyn olarak bilmem gereken temel bilgileri verdi, beni gerekli araçlarla donattı. Ben de şimdi kendi çocuğumla, maceramı yaşamaya bu bilgilerle donamış olarak başlıyorum. Kendime güvenimi sağladı. Teşekkür ederim.”

Seda Öztezer


“Oğlum ile bundan sonraki ilişkimizin şekillenmesinde ve bağımızın kuvvetlenmesinde inanılmaz yararlı bir seminer olduğunu düşünüyorum. Bu semineri sırf oğlum değil hayatımda önemlki yeri olan diğer bireylerle olan ilişkilerimde de çok yardıcı olacağına eminim.

Herşey için çok teşekkürler.”

Didem Sivri


“Kısaca bile yazmaya buradaki satırlar yeterli olmayabilir Çocuklarım hayatımdaki en önemli varlıklar ve onların sağlam kişilikli, kendilerine yeten, kendilerine güvenen, başarılı birer birey olarak yetiştirmek için ne gerekirse yapmak da benim görevim. Bu seminere katılmak aldığım en doğru kararlardan biriydi. Doğru yaptığımı sandığım şeylerle aslında çocuklarımı ne kadar yanlış yönlendirebileceğimi gördüm. Çocuklarımla olan ilişkilerimde yepyeni bir sayfa açıldı. En önemlisi farkındalığım arttı. Artık sebepsiz ağlama diye bişey olmadığını biliyorum. En çok şımarıklık yaptıkları, beni delirtmek istiyorlar diye düşündüğüm zamanların aslında bana en çok ihtiyaç duydukları vakitler olduğunu anladım. Çocuklarımla aramdaki bağın ne kadar hassas, kırılgan olduğunu ve doğru davranışlarla bir o kadar da güçlü ve yapıcı olabileceğini anladım…

Seminer ayrıca benim için de terapi gibi oldu, çok keyifli vakit geçirdim. En son derste kendimizin nasıl iyi hissedebileceği üzerine konuşmuştuk. Benim kendimi en iyi hissettiğim zamanlardan biri ders bitip de pozitif enerjiyle yüklenip çocukları okuldan almaya gittiğim zamanlardı…Tekrar tekrar teşekkür ederim. Kucak dolusu sevgiler…..”

Zeynep Tugay


“Gerek konular gerek sunum (Sedef’in samimi, doğal ve olaya hakim oluşu) seminere ilgimi %100’de tuttu. Sadece teorikte kalmamamız özellikle günlük hayata yönelik bilgi ve öneriler anında işime yaradı; bundan sonra da yarayacağına inanıyorum. Ancak insan doyumsuz bir varlık keske baska konuları da ele alsak 7 hafta degil de en az 1 senelik; bir de anne-baba birlikte katılımı şart koşan bir program olsa diyorum.”

Kıvılcım Teksöz


“Eşimin yönlendirmesi ile bu seminere katılmaya karar verdik. Şimdiye dek çocuk gelişimi ve psikolojisi ile ilgili kitaplar okuyarak öğrendiklerimi uygulamaya çalışmıştım fakat bir çoğunu ya unutmuş ya da uygulayamamıştım. Bu nedenle ilk başta acaba yine aynı şey olur mu diye tedirgin olmuştum doğrusu. Ama karşılıklı konuşarak öğrenmek gerçekten salt okumaktan çok farklıymış. Bir de karşınızdaki kişi kendi tecrübelerini de katarak anlattığında hem yalnız olmadığınızı hem de gözünüzde büyüttüğünüz bazı konuların ne kadar kolay çözülebileceğini görüyorsunuz. Hayatımızı zenginleştirdiğin ve bize farklı bir bakış açısı kattığın için teşekkürler Sedef.Belki de burada teşekkür etmesi gereken şu anda tam olarak farkında olmasa da ileride (10-20 sene sonra) çok mutlu ve kendine güveni tam olacak olan kızım olmalı . Teşekkürler”

Banu Zorluoğlu


“Kendime yaptığım en iyi şeylerden biriydi…

Farkındalığımın gerçek anlamda arttığı, eğitim saatinin hemen arkasından öğrendiklerimi tatbik ettiğimde, kızım ile olan ilişkimin çok daha rahat, çok daha kolay yönetilebilen ve kriz anlarının bile, ilişkimizi olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacak şekilde yürütmemi sağlayan bir eğitimdi. Kızımı daha iyi anlar, ihtiyaçlarını daha fazla karşılayabildiğimi hissediyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Teşekkürler”

Murat Zorluoğlu


“Farkındalığımı arttırdı, panik halimi yatıştırdı. Kendimle barışık olmam gerektiğini öğrendim. Keşke daha önce böyle bir seminere katılsaydım diye düşündüm.

Çocuğumla paylaşacağım çok şey olduğunu düşünmeye başladım. Herşey için teşekkür ederim.”

Ekin Toprak


“Samimi, huzurlu bir seminer. %100 yararını görüyorum, pekiştirmek için neler yapmalıyım diye düşünüyorum! Teşekkürler, başarılar...”

Gamze Araz Eskinazi


“Bu seminere gelmeye başladığımda yalnızca kendi çocuğum ve eşim için iletişimimi geliştirip, düzgün bir ilişki kurmayı hedeflemiştim. Hem bu konudaki farkındalığımı arttıdı, hem de çevremdeki diğer insanlar ile ilişkilerimi değiştirmeye yardımcı oldu.

Günümüzde yaşanan kaos ortamında sağlıklı bir bireyi toplumumuza kazandırma çabalarıma katkıda bulundu. Çok teşekkür ederim.”

Bengü Özdemir


“İyi bildiğimi sandığım, kendimden emin olduğum bir çok konuyu tekrar düşünmemi, yaptığım hareketlerin aslında çocuklarım tarafından ne şekilde algılandığını görmemi sağladı. Artık tepkilerim ve davranışlarımın ne gibi sonuçlar doğuracağını oldukça iyi algılamış olarak çocuklarımla çok daha sağlıklı ve yakın bir bağ kurabildiğimi düşünüyorum.”

Gaye Aksen


24 Ekim 2009 Cumartesi

KISA BİR SÜRE İÇİN HUZURLARINIZDAN AYRILIYORUM...

20 Ekim 2009 Salı

ÇOCUK VE ZAMAN...


Günlük hayat içinde koşuştururken yetişkinlerin çocukları ile çatıştıkları pek çok olayın kökünde zamanı farklı kavramıları yatar. Çocuklarımızın zaman denilen bu zor kavramı nasıl öğrendiklerini bilmenin faydası olacağını düşünüyorum...

ZAMAN HAKKINDA
  • Zaman soyut bir kavramdır.
  • Biyolojik, kronolojik ve sosyal olarak farklı kulvarlarda karşımıza çıkan ve toplumsal hayatımızı etkin olarak sürdürebilmemiz için bireysel olarak kavranması gereken karmaşık bir kavramdır.
  • Zamanı insanlar biyolojik olarak gün ışığına döngüsüne bağlı olarak bedenlerinde gerçekleşen pek çok devinimle ayrımsarlar.
  • Zihinsel olarak ise yaşananları kronolojik sıraya tabii tutarak bunu başarırlar. Yaşanan her olayı kendi zihin saatlerinde bir yere kaydederler ve böylece bir olayın hangi başka olaydan önce ya da sonra olduğunu bilirler.
  • Sosyal olaraksa zaman toplumsal hayatın işleyişi içinde öğrenilir.
ÇOCUK VE ZAMAN HAKKINDA
  • İnsanın zamanı algılama biçimi yaşadıkça, zamanı deneyimledikçe değişir. Yani zaman konsunda hiç tecrübesi olmayan çocuk zamanın işleyişini, bu konuda deneyimi daha fazla olan yaşlı birine göre daha yavaş kavrar... Bu da yaşımız ilerledikçe yılların neden daha çabuk akıyor olduğunu açıklar.
  • Çocuklar soyut kavramları somut kavramlara göre daha geç anlar ve öğrenirler. Zaman da böyle bir kavramdır.
  • 0-4 yaşları arasında çocuk sabah kahvaltısı, öğle uykusu, anne ve/veya babanın eve geliş saati, akşam yemeği, uyku saatleri vs gibi günlük olaylarla zaman kavramını bağdaştırmaya başlar. Bir olayı bir başkasının öncü habercisi olarak kavrar. Önceyi ve sonrayı anlar ve şimdi de yaşar.
  • 4-6 yaşları arasında zamanı anlatmak için saatin kullanıldığını fark eder. Zaman konusundaki sözcük dağarcığı zenginleşir.
  • 6 yaşında artık zihninde olayları sıralayarak düşünür. Gelecekte olacak olayları doğumgünü, bayram, yılbaşı vs. heyecanla bekler.
  • 7-10 arası matematik becerisini de geliştirerek takvim ve saat kullanmayı öğrenir, zaman konsundaki kavrayışı yetişkininkine yaklaşır.

Sevgiyle,
Sedef